Ben çok anlatırdım kendimi. En detayına kadar, şunu şöyle yaptım şunu böyle yaptım diye. Sanki kendimim ispat etme zorunluluğum varmış gibi. Belki de korktuğumu böyle kapattım yada güvensizlik hissini böyle yenebildim. Yada hayatım boyunca taktir edilmeyi beklediğim kişilerden taktir gelmemesiydi sebebi. Ailem, sevgililerim daha geç zamanlarda eski eşim. Hiç hatırlamıyorum kendi kendime sıfırdan başarıp bir noktaya geldiğimde taktir edildiğimi. Fark ettim ki ben buradayım diye kendini parçalaman senin burada olduğunu başkasına göstermiyor. Sana saygı duyulmasını sağlamıyor. Kendini parçalasan, parça parça olsan, kan kussan da duyulmuyorsun. Sen - Ben buradayım diye bağırdıkça aslında boşlukta daha fazla kayboluyorsun. Peki var mı gerçekten taktir edilmeye ihtiyacın? Fark edilmediğin hatta hapsolduğun dünyanda kendini anlatmak yerine neden yeni bir dünya kurmuyorsun kendine? Ben tam olarak bunu yaptım işte. Önce iş yerimden başladım. Görünmez olduğum ofiste ...